Söyleşiler

ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı M. Emin ALPMAN ile Yapılan Söyleşi 16.05.2016

Roketsan, Savunma Sanayii İcra Komitesi kararı ile “ülkemizde roket ve füze tasarımı, geliştirilmesi ve üretimi konularında lider bir kuruma sahip olunması” amacı ile 14 Haziran 1988 tarihinde kuruldu.

25 kişilik bir kadro ile faaliyetine başlayan Roketsan, bugün 2000’i aşan personeli ve Ankara’da iki ayrı yerleşkede, 100.000 m² kapalı olmak üzere toplam 2.1 milyon m² alanlık tesislerinde; kalifiye insan kaynağı, tasarım, test ve üretim altyapısı ile roket ve füze konularında Türkiye’nin lider kuruluşu oldu.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacını karşılamak üzere dünyadaki emsallerine göre çok daha gelişmiş özgün tasarıma sahip TR-107, TR-122 roketleri ve T-122 Çok Namlulu Roketatar Sistemi, 1996 yılında; TR-300 roketi ve T-300 Çok Namlulu Roketatar Sistemi, 1998 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girdi. Ürünlerin; tasarımı, geliştirilmesi ve üretimlerinin Roketsan tarafından gerçekleştirilerek TSK envanterine alınması, Roketsan ve Türk Silahlı Kuvvetleri için önemli bir kilometre taşı oluşturdu.

CİRİT’in ilk seri üretim kafilesi 2012 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edildi. CİRİT, yurt dışı pazarda oldukça büyük ilgi gördü ve ilk uluslararası satış sözleşmesi 2012 yılında Birleşik Arap Emirlikleri Silahlı Kuvvetleri ile gerçekleştirildi.

Roket ve füze üretimi ile yola çıkan Roketsan’ın, bu yolda kaydettiği önemli başarılarından olan orta ve uzun menzilli tanksavar füzeleri UMTAS ve OMTAS’dır. UMTAS Projesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacını milli imkanlarla karşılamak amacıyla başlatıldı. Projenin amacını “Düşman zırhlı ve mekanize birliklerini imha etmek, durdurmak ve geciktirmek” olarak tanımlayabiliriz.

Bir yandan, dünyanın önemli füze üreticilerinden olan ABD’de yerleşik Raytheon firması ile Roketsan’ın Patriot Geliştirilmiş Güdümlü Taktik Füzesi (GEM-T) kritik alt sistemlerinden olan “Kontrol Tahrik Sistemi”nin tedariki için stratejik ortaklığı devam ediyor. Roketsan’ın bu programdaki başarısı Raytheon tarafından 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında Tedarikçi Mükemmeliyeti ödülleri, Tercih Edilen Patriot Tedarikçisi ödülü ve Go Global ödülleri ile taçlandırıldı. Roketsan aynı zamanda, Patriot Sisteminin yeniden kalifiye edilmesi ve satışı kapsamında Raytheon’ın belirlediği ilk uluslararası tedarikçi firma oldu. Bu stratejik ortaklık kapsamında firmamız, sayıları sürekli artan uluslararası müşteriler için entegre hava ve füze savunma sistem çözümleri konusunda Raytheon’a önemli destek sağlıyor.

Roketsan, ayrıca askeri ve sivil platformların balistik koruma ihtiyaçlarını karşılamak üzere Balistik Koruma Merkezini (BKM) kurdu. Bu kapsamda Altay Milli Ana Muharebe Tankı Projesi’nde zırh sisteminin tasarım ve geliştirilmesinden sorumlu olan firmamız mevcut altyapısı ve uzman kadrosu ile ulusal ve uluslararası standartlar kapsamında her türlü ağır/hafif zırhlı araç, her türden hava ve deniz platformları ve saha koruma çözümleri için tasarım, üretim ve malzeme ve sistem test imkan ve kabiliyetlerine sahiptir.

Roketsan, çeyrek asırı geride bırakarak devam ettiği yolda, katlanarak artan başarılarına yenilerini ekledi. Türk Hava Kuvvetlerinin ihtiyacını karşılamak üzere Savunma Sanayii Müsteşarlığınca yürütülmekte olan SOM-J projesi kapsamında, F-35 uçağının iç silah istasyonunda taşınabilecek şekilde, özel olarak geliştirilmekte olan SOM-J’nin ABD ve F-35 kullanıcısı diğer ülkelerin hizmetine sunulması için şirketler arasında ortak çalışma yapılması ve füzenin diğer hava platformlarına uygulanmak üzere tüm dünyada birlikte pazarlanması amacıyla Lockheed Martin firması ile gerçekleştirilen SOM-J İş Birliği Anlaşması, Roketsan’ın dünya standartlarında işler yapan bir firma olduğunun kanıtıdır.

Roketsan tarafından Karapınar Konya’da kurulan MSB Atış Test ve Değerlendirme Merkezi (ATDM), 24 Mart 2015’te Başbakan Sayın Prof. Dr. Ahmet DAVUTOĞLU tarafından açıldı. ATDM; NATO İkmal Ajansı (NSPA) ve Roketsan arasında 2011 yılında imzalanan proje sözleşmesi kapsamında anahtar teslimi olarak kuruldu. Proje 38 ayda tamamlandı. Hem Türk savunma sanayi kurum ve kuruluşlarının hem de yurt dışı firmaların ihtiyaçlarına cevap verebilecek uluslararası standartlarda bir test merkezi niteliğinde olan ATDM; Milli projelerde gizliliğin korunması, Ar-Ge süreçlerinin kısaltılması, atış güvenliğinin artırılması gibi son derece önemli kazanımlar sağlamaktadır.

Roketsan’ın önemli faaliyetlerinden bir tanesi de çeşitli Roket ve Füze sistemleri için Motor ve Harp Başlığı tasarımı ve üretimidir. Bu kapsamda Roketsan Amerika ve Avrupa‘nın yanı sıra Asya, Orta ve Uzak Doğu Dünya ülkeleri için de alt sistem tasarımı ve üretimi yapmaktadır.

AQAP-2110 “Endüstriyel Kalite Güvence Seviye Belgesi”, “ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi” ve “CMMI-DEV v1.3” sertifikalarına sahip olan Roketsan, yürütmekte olduğu 50’den fazla proje ile başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere, dost ülkelerin de savunma ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi devine dönüştü.

Bünyesinde her geçen gün kattığı yeniliklerle Roketsan, Milli değerlerine bağlı, yüksek eğitim seviyesine sahip, çalışkan ve inançlı personeli ile tarihinde aldığı güçle misyonunu ve stratejik vizyonunu sürekli geliştirerek “Türkiye’nin Gururu” olmaya devam edecek.

1. TSK Güçlendirme Vakfı’nın ulusal savunma sanayiindeki rolü hakkında görüşleriniz?

Dünyaya yön veren teknolojilerin önemli bir bölümü, yoğun Ar-Ge faaliyetleri içeren savunma teknolojilerine dayanıyor. Savunma sanayi sektöründe sahip olunan bu altyapının, ihtiyaç duyulan diğer alanlarda da kullanılabilirliği mümkün. Dolayısıyla, savunma sanayi sektörü dünyada ve ülkemizde hızla daha büyük bir önem kazanıyor.

Ülkemizde; devletin temel önceliği, savunma sanayii projelerinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarını ülke sanayimiz ile karşılamak. Bu öncelik doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı, kuruluşundan bugüne kadar ulusal savunma sanayi alanında stratejik yatırımlar gerçekleştirmiştir. Dışa bağımlılığı büyük ölçüde azaltarak özgün tasarım geliştirip, üretme sürecinde bünyesinde bulunan Vakıf Bağlı Ortaklıkları’na, büyük destek sağlamıştır.

TSK ihtiyaçlarına yönelik modernizasyon projelerinin büyük bir çoğunluğu ülke sanayiimizin katılımı ile gerçekleştirildi ve yurt dışından hazır alıma gidilen projelerin oranında azalma kaydedildiği gözlemlendi.

Yurt içi tasarım ve üretime verilen önem ve destek sonucunda Türkiye artık ilk milli füzesini, savaş gemisini, ana muharabe tankını, korvetini üretebilir hale geldi. Bu durum, ülkemizde savunma sanayi sektörünün hızla gelişmekte olduğunun kanıtıdır.

Türk Savunma Sanayisinin kurucu ve geliştirici lokomotifi olan Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının kuruluşu olarak bugün, Türkiye’de roket-füze sistemlerinin tek tasarım ve üreticisi olarak yolumuza devam ediyoruz.

2. IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı ile ilgili görüşleriniz?

IDEF; savunma, güvenlik, denizcilik, havacılık ve uzay sanayii alanlarında üretilen en modern araç, malzeme ve sistemler sergilendiği ve Roketsan olarak tüm özgün ürün, sistem, proje ve yeteneklerimiz ile katılım sağladığımız, ülkemiz savunma sanayii sektörünün en önemli fuarı.

Aynı zamanda IDEF’in ülkemizde ve dünyada sürekli gelişmekte olan savunma sanayii sektöründe teknolojik ilerlemeleri yakından gözlemlemek, uluslararası delegasyonlar ile uluslararası iş birliği imkânları yaratmak ve en önemlisi ülkemizin savunma sanayii alanındaki yeteneklerini dünyaya duyurmak için iyi bir fırsat olduğunu değerlendiriyorum.

IDEF 2015’te, dost ve müttefik ülkelerin Savunma Bakanları ve üst düzey sivil ve askeri temsilcilerin Roketsan’a olan ilgisi büyüktü. Fuarda ilk kez sergilediğimiz SOM-J Seyir Füzesi, Kaideye Monteli CİRİT (KMC), TEBER-81 ve TEBER-82 Lazer Güdüm Kitleri ilgiyi üzerine toplarken, 2.75” Lazer Güdümlü Füze CİRİT, Orta ve Uzun Menzilli Tanksavar Füzeleri OMTAS ve UMTAS, SOM Seyir Füzesi, HİSAR Hava Savunma Füzeleri, T-122/300 Çok Maksatlı Çok Namlulu Roketatar Sistemleri, TR-300, TR-122 ve TR-107 Topçu Roketleri, tapalar, çeşitli balistik koruma sistemleri gibi dünya pazarında tercih edilen ürünlerimiz göz doldurdu, Atış, Test ve Değerlendirme Merkezi, mühimmat imha ile mühimmat ömür tespiti ve uzatma kabiliyetlerimiz ilgi ile karşılandı.

IDEF 2017’de Türk firmalarına olan bu ilginin artacağını düşünüyorum.

3. Şirketinizde yaptığınız AR-GE çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

Ar-Ge tabanlı projelerde edindiği ivme ve tecrübeyi, ihtiyaçlara uyarlamayı esas edinen Roketsan, bu prensip çerçevesinde ürün gamını sürekli geliştirerek bugün kendi alanında dünyadaki tüm rakipleri ile rekabet edebilecek düzeye ulaştı.

Roketsan bünyesinde bulunan Ar-Ge merkezlerinde, yürütülen projeler devam ediyor. Bu kapsamda, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 164 Ar-Ge Merkezi için yapılan 2013 yılı performans değerlendirmesinde Roketsan Elmadağ ve Lalahan Ar-Ge Merkezleri Türkiye genelinde bir basamak daha yukarı çıkarak ikincilik ödülünü aldı.
Stratejik planımızda yer alan teknoloji alanlarına ait kazanılması hedeflenen teknolojiler, bu teknolojilere yönelik gereksinimler, geliştirme kilometre taşları ve ihtiyaç duyulacak kaynaklar her yıl güncellenen Roketsan Teknoloji Yol Haritası ile dokümante ediliyor. Bu dokümanda yer alan teknolojilerin kazanılmasına yönelik yürütülen faaliyetler için her yıl cironun belirli bir oranı tahsis ediyor ve yapılan çalışmalar performans hedeflerine yansıtılıyor.

Bu kapsamda 2015 yılında, öz kaynaklar ile desteklenerek yürütülen araştırma ve geliştirme çalışmalarının payı % 7,5 olup, ait olduğu teknoloji alanları; Kritik Kimyasal Sentez ve Malzeme Teknolojileri, Yakıt Teknolojileri, Sevk Sistemi Teknolojileri, Balistik Koruma ve Zırh Teknolojileri, Harp Başlığı ve Tapa Teknolojileri, Roket/Füze Fırlatma ve Kontrol Sistemleri Teknolojileri, Füze Aviyoniği ve Terminal Güdüm Teknolojileri ve Uydu Fırlatma Teknolojileri şeklinde özetlenebilir.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge destek programları arasında yer alan Sanayi Tezleri (SANTEZ) Programı kapsamında, 3 üniversite ile 3 adet proje yürüttük ve bu projelerden 2’sini 2015 yılında tamamladık. TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) tarafından desteklenen 1501-Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı kapsamında yürütülmekte olan 1 proje tamamlandı, 9 adet yeni TEYDEB projesi başlatıldı ve 1 proje başvurusu da hakem görüşmeleri aşamasında bulunuyor. Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın (SSM) savunma teknolojileri kazanım yol haritası kapsamında desteklenen 4 adet Ar-Ge projesinin çalışmalarına da bu süre zarfında devam ediliyor.

SSM, Roketsan ve ODTÜ arasında imzalanan protokol ile yürütülmekte olan “Savunma Sanayii için Araştırmacı Yetiştirme Programı (SAYP)” kapsamında 2015 yılında 14 proje, ODTÜ’nün 5 farklı bölümü ile yürütülmüş ve bu projelerden ikisi tamamlanmıştır. Ayrıca bu yıl içerisinde 4 adet yeni proje SSM ön onayına sunuldu. Bunlardan 3’ü için ön onay alındı, kalan bir tanesi için SSM’den cevap bekliyoruz. Bunların yanı sıra, SSM gözetiminde yürütülmekte olan SAYP’ın genişletilmesi maksadı ile 2015 yılında Ankara Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi ile SSM ve Roketsan arasında mutabakat metinleri imzalanarak SAYP kapsamında iş birliği yapılacak üniversite sayısı 7’ye çıkarıldı.

Roketsan, uluslararası platformlarda yürütülen Ar-Ge çalışmalarına iştirak etmeye 2015 yılında da devam etti ve NATO RTO bünyesinde yürütülen NATO AVT-232: Kızılötesi İmza Tahmini Üzerine Ortak Çalışma, NATO AVT-236: Taktik Füze Sistem Tasarımcıları İçin İtki Alt Sistemleri Ön-Modelleme Aracı Geliştirme ve NATO-AVT-191: Askeri Araç Tasarımında Hassasiyet Analizi ve Belirsizlik Ölçümü Uygulamaları gibi çeşitli Ar-Ge çalışmalarına katılım sağladı.

Şirketimiz, yurt içinde, Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge ve Teknoloji Yönetim Dairesi tarafından yönetilen değişik uzmanlık alanlarına göre yapılandırılmış teknoloji panellerinin toplantılarına ve alt çalışma grubu faaliyetlerine katılım sağladı. Öte yandan, SASAD Ar-Ge ve Teknoloji Kurulu çalışma ve toplantılarına katılımımız devam ediyor. 2015 yılında, Fikri ve Sınai Haklar Ofisi koordinasyonu ile Türk Patent Enstitüsü’ne (TPE) 2 adet patent, 4 adet faydalı model başvurusu yapıldı. Daha önceki yıllarda yapılan faydalı model başvurularından 3 tanesi için TPE tarafından faydalı model belgesi verildi.

Bahsettiğimiz faaliyetlerin yanı sıra, sözleşmeli projeler ile doğrudan bağlantısı olmayan, ancak ileride alınması hedeflenen projeler için altyapı oluşturulması amacı ile inceleme, araştırma ve teknoloji geliştirme çalışmaları kapsamında teknik içerikli sempozyum, konferans ve seminerlere katılım sağlandı.