Söyleşiler

HAVELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel ÖZTEKİN ile Yapılan Söyleşi 15.08.2016

1. TSK Güçlendirme Vakfı’nın ulusal savunma sanayiindeki rolü hakkında görüşleriniz?

Kıbrıs Barış Harekâtı Türkiye’nin milli savunma sanayisinde şüphesiz bir aydınlanma vakasıdır. Harekât ardından yaşanan ambargo ile bu farkındalık, savunma sanayinde yerlileşme hamlesinin başlamasına vesile olmuştur. Fedakâr Türk insanının bağışlarıyla başlayan ve her kuvvete ayrı olarak kurulan güçlendirme vakıfları, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı çatısı altında, Türk silahlı Kuvvetlerine hizmet ortak hedefi ile birleşmişlerdir. Bugün TSKGV, savunma sanayinin dinamosunu oluşturan 6 büyük ve onlarca irili ufaklı şirket ile hem hayati önemdeki yerlileşme çabalarına destek olmakta ve hem de kar amaçlı özel şirketlerin altından kalkamayacağı kadar, Araştırma ve Geliştirme çalışmalarına büyük kaynaklar aktarılarak yüksek teknolojinin yerli imkânlarla hayata geçirilmesine vesile olmaktadır.

Ulusal savunma sanayimiz, kullanıcı durumundaki Silahlı kuvvetlerimiz, en büyük tedarikçi konumundaki Savunma Sanayii Müsteşarlığımız ve üretici savunma şirketlerimiz tarafından şekillendirilmektedir. Savunma alanında yatırım yapan şirketlerin toplam cirosunun yaklaşık yarısı TSKGV bağlısı şirketler tarafından gerçekleştirilmektedir. TSKGV’ye bağlı ortaklar, doğrudan ve dolaylı bağlantılı şirketler bugün savunma sanayimizin sahip olduğu imkân ve kabiliyetlerin geliştirilmesinde en büyük rolü oynayan oyunculardır. TSK’nın ileri teknoloji ihtiyaçlarının azami ölçüde millî imkânlar ile karşılanmasına katkı sağlayan TSKGV, bu amaca hizmet edecek şekilde yatırımlar yapılması konusunda öncü konumdadır. Hayati bir ihtiyaçtan çıkan gereksinim ile alınan bu yolda ülkemiz, kendi tankını, uçağını, gemisini, elektronik sistemlerini, atış kabiliyetlerini kısacası modern bir ordunun tüm ihtiyaçlarını milli imkanlar ile karşılayabilecek hale gelmiştir.

TSKGV’nin bir başka önemli rolü de, sahip olduğu benzersiz yönetsel yapısı ve arkasındaki millet desteği ile ülkemiz için stratejik öneme sahip yatırım kararlarını alabilmesi ve bu kararları cesaret ile uygulayabilmesidir.

Ülkemizin 2023 hedefleri ve ötesinde; Türk Savunma Sanayinin dünyaya açılması ve Türkiye’den küresel firmaların çıkması için TSKGV’nin verdiği destek de millî savunma sanayimiz için vazgeçilmezdir. Bu bağlamda TSKGV, Türk savunma sanayisinin küresel anlamda da gelişimine katkı sağlamaktadır.

2. IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı ile ilgili görüşleriniz?

HAVELSAN olarak, dünyanın dört bir yanındaki fuarlara katılımlar gerçekleştiriyoruz. Her biri ihracat hedeflerimizde olan bu ülkelerde gerçekleştirilen etkinlikler, şüphesiz sektör ve piyasa hakkında bizlere ciddi veriler sağlıyor. Fakat milli savunma sanayimizin her iki yılda bir görücüye çıktığı IDEF Uluslararası Savunma Sanayi Fuarının bizim için yeri ayrıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı tarafından düzenlenen IDEF’te biz de bağlı bir ortak olarak kendimizi IDEF’in ev sahiplerinden biri olarak görüyoruz.

Öncelikle fuarın ülkemizde olması ve dünyanın dört bir yanından kullanıcılar ve üreticileri buluşturması bize HAVELSAN için benzersiz bir tanıtım fırsatı vermektedir. Öte yandan TSKG’nin bağlı ve bağlantılı kurumlarının yanı sıra tüm Türk Savunma sanayisi ekosistemi de fuarda tam anlamıyla gövde gösterisi yapmaktadır. Bunun yanında uluslararası bir fuar özelliği taşıyan IDEF, bizim önemli çaba zaman ve kaynak harcayarak gittiğimiz fuarlardaki tüm karar alıcıları bir araya toplayabilen bir yapıya sahiptir. Sektörümüz için bu denli öneme sahip etkinlikte bir IDEF’in HAVELSAN için bir diğer faydası da sektörün o anki durumunun çok iyi bir fotoğrafını çekebilmemizi sağladığı gibi, kısa ve orta vade için de projeksiyon yapabilmemize imkan sağlamasıdır.

Önemli misafirlerini ağırlayan ve yazılım ağırlıklı üretim yapan bir ev sahibi olarak standımızda teknolojik derinliğimizi gösteren bir yapıyı ön plana çıkarmaya gayret ediyoruz. Faaliyet alanlarımızdaki tüm yetkinliklerimizi hedef kitlemize iletirken en çok ilgi gören standlar arasında yer almamız da bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır. Son olarak, IDEF Fuarlarının, dost ve müttefik silahlı kuvvetler için hazırladığımız çözümlerimizi anlatmak için en uygun platform olduğunu değerlendirmekteyim.

3. Şirketinizde yaptığınız AR-GE çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

Ar-Ge, yüksek teknolojiye dayalı üretim yapan HAVELSAN’ın yaşam döngüsünü sürdürebilmesi ve geleceğe yönelik çözüm ve teknolojiler sunması için hayati öneme sahiptir. Bu kapsamda HAVELSAN, Ar-Ge ve inovasyonu bir şirket kültürü haline getirmeyi ve tüm çalışanlara yaymayı hedeflemektedir. 2015 yılında ilk kez öz kaynaklarımızdan yaptığımız Ar-Ge yatırımlarımız, ciromuzun %5’ini aşarak bu konuda ne kadar iddialı olduğumuzu gösterdi. Toplam Ar-Ge harcamalarımız ise %22 gibi kırılması zor bir rekora ulaştı.
Bizim, doğrudan kar odaklı çalışmayan bir vakıf şirketi olmamız, Ar-Ge konusunda ticari şirketlere göre daha esnek olabilmemizi sağlamaktadır. Biz bu avantajı, ülkemize Ar-Ge yolu ile yüksek teknolojik yerli ürünler kazandırmak ve savunma sanayinde yerlileşme oranını artırmak için kullanıyoruz ve son beş yıllık rakamlar, bu konuda başarılı olduğumuzu ve bir hayli yol aldığımızı göstermektedir.

Buradan hareketle, sürekli ürün ve süreç geliştirme, katma değer sağlamak için tasarım ve müşterinin ihtiyaçlarına uyumlandırma, bir ürünü bir hizmetin içinde konumlandırma, yeni teknolojileri kullanma, yeni bir teknolojiyi yaratma gibi yaklaşımlarımız devam edecektir.

Ülkemizde, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Bilim Teknoloji ve Sanayii Bakanlığı AR-GE ve İnovasyon konularında hedef ve ülke stratejilerini belirleyen bir rol üstlenmişlerdir. Biz bu her iki güzide kurumumuz ile çok yakın işbirliği içerisinde çalışıyoruz. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, her yıl Ar-Ge çalışmalarımızı büyük bir özenle denetlemekte, Savunma Sanayii Müsteşarlığımız da Ar-Ge ağırlıklı projelerde bize her türlü desteği sağlamaktadır. Bu kapsamda üniversite sanayi işbirliği konusu da HAVELSAN’ın özel önemle ele aldığı bir konudur. HAVELSAN’ın da dâhil olduğu ve şu anda 10 üniversite ile imzaladığımız SAYP Programı üniversite-sanayi-devlet işbirliğine güzel bir örnek teşkil etmektedir.
Ayrıca üniversitelerimizin kaynaklarını da doğrudan kullanmaktayız. 12 ayrı üniversitenin 65’e yakın görevlisiyle 13 farklı projede ortak çalışmaktayız. Bu çalışmaların sonucunda; 50’ye yakın makale, 20’ye yakın yüksek lisans ve doktora tezi üretmiş durumdayız.

Üniversitelerle yapılan Akademik işbirliklerinin geliştirilmesi amacıyla; çeşitli çalıştay ve konferansları da hayata geçiriyoruz. Çeşitli Üniversitelerimiz ve Teknoloji Transfer Ofisleri ile ikili temaslarımız da devam etmektedir.

HAVELSAN genelinde mevcut çalışan potansiyelinin ve birlikte çalıştığımız üniversitelerdeki tecrübeli akademisyenlerin farklı bakış açılarından da bakabilmelerini teşvik etmek amacıyla üniversite ve sanayii işbirlikleri, ortak çalışma grupları ve ortak projeler yardımı ile bir Ar-Ge ekosistemi yaratmaya ve şirket performansını arttırmaya yönelik çalışmalarımız da devam etmektedir.